top of page

Çiftlerde Sağlıklı İletişim: Anlaşmazlık Sırasında Nelere Dikkat Edilebilir?

8 Eki
5 dakikada okunur

Çiftlerin her konuda aynı fikirde olması beklenemez. Günlük yaşamın sorumlulukları, para yönetimi, aile ilişkileri, sosyal hayat, ev işleri, ebeveynlik veya birlikte geçirilen zaman gibi pek çok konu zaman zaman anlaşmazlığa dönüşebilir.

Bu nedenle bir ilişkide anlaşmazlık yaşanması tek başına ilişkinin sağlıksız olduğu anlamına gelmez. Asıl önemli noktalardan biri, çiftlerin anlaşmazlık sırasında birbirleriyle nasıl iletişim kurduklarıdır.


Araştırmalar da romantik ilişkilerde yalnızca sorunların varlığının değil, sorunlar konuşulurken kullanılan iletişim biçiminin önemli olduğunu gösteriyor. Özellikle yoğun eleştiri, bağırma veya iletişimden tamamen çekilme gibi davranışlar yapıcı problem çözmeyi zorlaştırabilir. Buna karşılık karşı tarafı dinlemek ve duygularını anlamaya çalışmak daha yapıcı bir iletişim zemini sağlayabilir.


Sağlıklı iletişim hiç tartışmamak anlamına mı gelir?

Sağlıklı ilişki denildiğinde bazen hiç tartışmayan veya her konuda kolaylıkla anlaşan çiftler düşünülebilir. Oysa farklı ihtiyaçları, geçmişleri ve beklentileri olan iki kişinin zaman zaman fikir ayrılığı yaşaması oldukça olağandır.

Bu nedenle amaç bütün anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak değildir.

Daha gerçekçi hedef, anlaşmazlık yaşandığında partnerlerin birbirlerini incitmeden ihtiyaçlarını ifade edebilmeleri ve karşı tarafın bakış açısını anlamaya çalışabilmeleridir.

Üstelik çatışma sırasında tek bir iletişim biçiminin bütün çiftlerde ve bütün konularda aynı sonucu doğurduğunu söylemek mümkün değildir. Araştırmalar, iletişimin etkisinin ele alınan problemin niteliğine ve çiftin içinde bulunduğu bağlama göre değişebildiğini gösteriyor.


“Sen dili” yerine “ben dili” kullanmak

Tartışmalar sırasında kullanılan kelimeler konuşmanın yönünü önemli ölçüde değiştirebilir.

Örneğin:

“Sen beni hiçbir zaman dinlemiyorsun.”

ifadesi karşı tarafta suçlanma veya kendisini savunma ihtiyacı oluşturabilir.

Bunun yerine:

“Konuşurken dikkate alınmadığımı hissettiğimde üzülüyorum. Beni biraz daha dinlemene ihtiyacım var.”

gibi kişinin kendi duygu ve ihtiyacını tarif ettiği bir ifade tercih edilebilir.

Ben dili kullanmak, kişinin yaşadığı deneyimi anlatmasına yardımcı olur. Buradaki amaç partneri suçlamadan kişinin kendi duygu, düşünce ve ihtiyaçlarını daha açık biçimde ifade edebilmesidir.

Bu yaklaşım her anlaşmazlığı otomatik olarak çözmez. Ancak konuşmanın “kimin hatalı olduğu” tartışmasından uzaklaşıp yaşanan durumun anlaşılmasına yönelmesine yardımcı olabilir.


“Her zaman” ve “hiçbir zaman” gibi genellemelerden kaçınmak

Tartışmalar sırasında öfke yükseldiğinde geçmişte yaşanan birçok olay aynı konuşmaya taşınabilir.

“Sen zaten hep böylesin.”

“Beni hiçbir zaman düşünmüyorsun.”

“Her şeyi ben yapıyorum.”

gibi ifadeler o anda yaşanan belirli sorundan uzaklaşılmasına neden olabilir.

Genelleme yapmak yerine mümkün olduğunca somut davranış ve mevcut olay üzerinden konuşmak daha anlaşılır olabilir.

Örneğin:

“Dün planımız değiştiğinde bana haber verilmemesi beni rahatsız etti.”

ifadesi, hangi davranışın sorun yarattığını daha net biçimde ortaya koyar.

Böylece partner de hangi durum hakkında konuşulduğunu daha kolay anlayabilir.


Sağlıklı çift iletişiminde aktif dinleme, söz kesmeden dinleme ve karşı tarafın bakış açısını anlamaya çalışma yaklaşımını temsil eden görsel.

Aktif dinleme yalnızca sessiz kalmak değildir

İletişimde konuşmak kadar dinlemek de önemlidir.

Ancak aktif dinleme, partner konuşurken yalnızca cevap verme sırasının gelmesini beklemek anlamına gelmez.

APA tarafından yayımlanan etkili dinleme önerileri arasında konuşanın sözünü kesmemek, anlatılanları özetlemek, anlaşılmayan noktaları sormak ve kişinin ifade ettiği duygu ile düşünceleri yansıtmak bulunuyor.

Örneğin partneriniz:

“Son zamanlarda bütün planlarımızın iş programına göre şekillenmesi beni yoruyor.”

dediğinde hemen savunmaya geçmek yerine:

“Birlikte geçirdiğimiz zamanın ikinci planda kaldığını düşündüğünü mü söylüyorsun?”

şeklinde geri yansıtmak, doğru anlayıp anlamadığınızı kontrol etmenize yardımcı olabilir.

Burada önemli bir ayrım vardır: Birinin duygusunu anlamaya çalışmak, mutlaka onunla aynı fikirde olmak anlamına gelmez.


Sorunu değil kişiliği hedef almamak

Bir davranıştan rahatsız olmak ile partnerin kişiliğini eleştirmek birbirinden farklıdır.

“Bu davranış beni rahatsız ediyor.”

ile

“Sen zaten düşüncesiz birisin.”

aynı mesajı vermez.

İkinci ifade, belirli bir problemi konuşmak yerine kişinin karakterini hedef alır. Böyle bir durumda tartışma kısa sürede başlangıçtaki konudan uzaklaşabilir.

Bu nedenle anlaşmazlık sırasında mümkün olduğunca:

“Ne oldu?”

ve

“Bu durum bende nasıl bir etki yarattı?”

sorularına odaklanmak daha işlevsel olabilir.


Anlaşmazlık sırasında iletişimi tamamen sonlandırmak yerine sakinleşmek amacıyla kısa süreli mola vermeyi temsil eden yaşam tarzı görseli.

Tartışmaya ara vermek kaçmak anlamına gelmeyebilir

Bazı tartışmalarda taraflardan biri veya her ikisi de konuşmaya devam edemeyecek kadar öfkeli, gergin veya yorgun hissedebilir.

Böyle durumlarda konuşmayı sürdürmek her zaman en iyi seçenek olmayabilir.

Kısa bir mola vermek, kişinin sakinleşmesine ve daha sonra konuşmaya daha düzenli şekilde devam etmesine yardımcı olabilir.

Ancak burada önemli olan, arayı konuşmayı tamamen kapatmak için kullanmamaktır.

Örneğin:

“Şu anda çok gerildiğimi hissediyorum. Biraz sakinleşip yarım saat sonra bu konuyu tekrar konuşabilir miyiz?”

gibi net bir ifade kullanılabilir.

Böylece diğer partner konuşmanın reddedildiğini değil, ertelendiğini anlayabilir.



Haklı çıkmaya değil birbirini anlamaya odaklanmak

Bazı tartışmalar fark edilmeden bir yarışmaya dönüşebilir.

Kim haklı?

Kim önce hata yaptı?

Kim daha fazla fedakârlık yaptı?

Bu sorular konuşmanın merkezine yerleştiğinde ilişkinin ortak problemi gözden kaçabilir.

Bunun yerine:

“Bu durum ikimizi nasıl etkiliyor?”

“İkimizin de ihtiyacını karşılayabilecek bir çözüm var mı?”

gibi sorular kullanılabilir.

Bazı araştırmalarda çiftlerin çatışma sırasında “ben-sen” yerine ortaklığı vurgulayan “biz” ifadelerini kullanmasının daha olumlu ilişki deneyimleriyle ilişkili olabileceği görülmüştür. Ancak bu bulgular belirli örneklemlere dayandığından bütün çiftlere doğrudan genellenmemelidir.


Çiftlerin bir sorun karşısında birbirlerini anlamaya ve ortak çözüm geliştirmeye çalışmasını temsil eden doğal yaşam tarzı görseli.

Her sorun iletişim tekniğiyle çözülmeyebilir

Sağlıklı iletişim becerileri ilişkide oldukça değerli olabilir. Bununla birlikte her ilişki sorununun yalnızca doğru kelimeleri kullanarak çözülebileceğini düşünmek gerçekçi değildir.

Uzun süredir devam eden çatışmalar, güven problemleri, yoğun kıskançlık, tekrarlayan kırgınlıklar veya tarafların birbirini dinlemekte sürekli zorlanması gibi durumlarda çiftler aynı tartışma döngüsünün içinde kalabilir.

Bu döngüyü fark etmek bazen kişinin kendi başına zor olabilir.

Çift terapisine yönelik araştırmalar, ilişki sıkıntısı yaşayan bazı çiftlerin davranışsal ve duygu odaklı çift terapisi yaklaşımlarından yarar görebildiğini gösteriyor. Bununla birlikte terapinin etkisi çiftin ihtiyaçlarına, terapi sürecine ve çeşitli bireysel/ilişkisel faktörlere göre değişebilir.


Sonuç: Amaç hiç anlaşmazlık yaşamamak değil

Sağlıklı iletişim, çiftlerin her zaman aynı fikirde olması anlamına gelmez.

Bazen daha önemli olan, farklı düşüncelerin güvenli ve saygılı bir ortamda konuşulabilmesidir.

Ben dili kullanmak, genellemelerden kaçınmak, partneri gerçekten dinlemeye çalışmak, davranış ile kişiliği birbirinden ayırmak ve konuşma çok yoğunlaştığında kısa bir mola vermek bu süreci destekleyebilir.

İlişkide tekrar eden iletişim sorunları çiftlerin günlük yaşamını ve duygusal yakınlığını belirgin biçimde etkiliyorsa bir ruh sağlığı uzmanından profesyonel destek alınması değerlendirilebilir.



SIK SORULAN SORULAR

Çiftlerin tartışması ilişkinin sağlıksız olduğunu gösterir mi?

Hayır. Çiftlerin zaman zaman fikir ayrılıkları yaşaması tek başına ilişkinin sağlıksız olduğunu göstermez. Anlaşmazlığın nasıl ele alındığı, tarafların birbirlerine karşı kullandığı dil ve çatışma sonrasında ilişkiyi nasıl onardıkları da önemlidir.


Ben dili nedir?

Ben dili, karşı tarafın kişiliğini veya niyetini değerlendirmek yerine kişinin kendi duygu ve deneyimini ifade etmesidir. “Sen beni önemsemiyorsun” yerine “Plan değiştiğinde bana haber verilmediğinde kendimi önemsiz hissediyorum” gibi ifadeler buna örnek verilebilir.


Tartışma sırasında ara vermek doğru mudur?

Konuşma tarafların kendilerini ifade edemeyecek kadar yoğunlaştığında kısa bir mola yararlı olabilir. Ancak konuşmanın ne zaman devam edeceğinin belirtilmesi, aranın iletişimden kaçınmaya dönüşmemesi açısından önemlidir.


Çift terapisine ne zaman başvurulabilir?

Aynı sorunların sürekli tekrar etmesi, konuşmaların kısa sürede yoğun çatışmaya dönüşmesi veya iletişim problemlerinin ilişkinin günlük işleyişini belirgin biçimde etkilemesi durumunda profesyonel destek değerlendirilebilir.




Görsel Bilgilendirme Notu:

Bu içerikte kullanılan bazı görseller yapay zekâ teknolojileri kullanılarak temsili olarak oluşturulmuştur. Görseller gerçek bir danışan, terapi süreci veya klinik uygulamayı göstermemektedir.

Bilgilendirme: Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve psikolojik değerlendirme, tanı veya psikoterapi yerine geçmez. İlişkiler ve iletişim biçimleri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. İlişkinizde yaşadığınız güçlüklerin günlük yaşamınızı veya psikolojik iyi oluşunuzu belirgin biçimde etkilediğini düşünüyorsanız alanında yetkin bir ruh sağlığı uzmanından bireysel değerlendirme ve destek alabilirsiniz.

Önemli not: İlişkide tehdit, fiziksel şiddet, cinsel şiddet, takip, korkutma veya yoğun kontrol davranışlarının bulunması yalnızca bir “iletişim problemi” olarak değerlendirilmemelidir. Güvenlikle ilgili risk bulunan durumlarda uygun profesyonel ve kurumsal destek kaynaklarına başvurulması önemlidir.



KAYNAKLAR

American Psychological Association — Sağlıklı ilişkiler ve yapıcı iletişim üzerine öneriler.


American Psychological Association — Etkili dinleme ve iletişim önerileri.


Overall, N. C. & McNulty, J. K. — Çatışma sırasında farklı iletişim biçimlerinin bağlama göre değerlendirilmesini ele alan bilimsel inceleme.


Bradbury, T. N. & Bodenmann, G. — Çiftlere yönelik psikolojik müdahaleler ve çift terapileri üzerine bilimsel derleme.


Shrout ve arkadaşları — Çiftlerin çatışma sırasında kullandıkları “biz” dili ve ilişki deneyimleri üzerine çalışma. Çalışmanın örnekleminin sınırlılıkları nedeniyle sonuçlar tüm çiftlere genellenemez.

bottom of page